• 0 533 656 96 80

FİRMA KATEGORİLERİ

HABER DETAYI

4 Ekim 2019 13:43

Kıskanmak İyi midir? Kötü mü?

Kıskanmak İyi midir? Kötü mü?

Günümüzde çiftler içinde en büyük problemler arasında kıskançlığın yer almış olduğunı ifade eden Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney mevzu hakkında bilgilerini bizimle paylaştı.

Kıskançlığın kimi zaman neticeleri şiddete, adam öldürmeye kadar varabilmektedir. Kıskançlığın nereye kadar normal, nereden sonrasında sorunlu bir vaziyet olduğunu anlamak gerekir. Kıskançlık doğuştan gelen bir davranış değildir. Hayatımızın başlamasıyla bir şeyleri paylaşmaya başlarız. Gördüğümüz ilginin eksildiğini fark ettiğimiz zaman kıskançlığımız doğrusu haset adım atar. Kıskançlık duygusu 2-3 yaşlarında gelişmeye başlar. Yaşamın ilk yıllarındaki kıskançlığın sebebi daha çok sevginin paylaşılması nedeniyle olur. Babayı anneyle paylaşmak veya anneyi babayla paylaşmak ilk kıskançlıktır. Ondan sonra kardeş dünyaya gelir bu kez kardeşle anne yahut babanın sevgisini paylaşmak kıskançlık duygularını başlatır. Hatta kardeş kıskançlığı yaşam boyu sürebilmektedir

Kıskançlığın doğuştan gelen bir davranış olmadığını, ergenlikle başlamış olan ve yaşlılığa kadar uzanan süreçte devam ettiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, şöyle mevzuştu:

Sevgili ya da eş kıskanılmaya başlanır. Kıskançlık, karşı cinsle ilişkilerde naturel karşılanan bir durumdur. Hiç kıskanmamak nadiren olabilir. Sadece bunu birçok fert sevginin, aşkın olmaması olarak yorumlayabilir. Hakkaten de hiç kıskançlığın olmadığı ilişkilerin bir kısmında, bireyin eşine-sevgilisine ilgisinin olmaması gözlemlenebilir. Kıskançlığın nereye kadar düzgüsel karşılanması gerektiği, her süre tartışılmıştır. Hanımda da erkekte de aşırı kıskançlık yaşamı yaşanmaz kılar. Bunu bir davranış bozukluğu olarak değerlendirebiliriz.

Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, eş yada sevgilinin aşırı (anormal) kıskanç olmasının şöyle anlaşılabileceğini belirtti:
• Kıskançlık sebebiyle aranızda kavgalar ve tartışmalar olur.
• fizyolojik yada sözel şiddet meydana gelebilir.
• neredeyse her şeyi kanıt saymaya başlar.
• Aranızda konuşulan tek mevzu kıskançlık olur.
• Kıskançlık krizleri, ilişkinin sonlanmasına niçin olabilir.
• Tüm sosyal ilişkilerinizi bozar, öteki insanlarla görüşmenize izin vermez. Hatta bazen hemcinslerinizle bile görüşmenizi yasaklayabilir.
• Giyiminize ve makyajınıza aşırı müdahale eder.
• sosyal medya hesaplarınızı kapattırır.
• Telefonlarınızı dinletebilir.
• Sık sık telefonla nerde olduğunuzu sorar.
• İşinize ani baskınlar yapar.
• Tek başınıza evden çıkmanızı istemez. Hatta her yere sizinle birlikte gitmek ister.
• Telefon ve kredi kartı dökümlerinizi inceler.
• Aşırı şüpheci tutumları olur.
• Eve herhangi bir gerekçeyle geç kalmanız ciddi kavgalara niçin olur.
• sürekli masum olduğunuzu kanıtlamak durumunda kalırsınız.
• bazen hiç aklınıza gelmeyecek, garip veya gülünç aldatma senaryolarınızı dile getirir.

Eğer böyle problemler yaşıyorsanız öncelikle ona birazcık daha fazla ilgi gösterin. Kıskançlık konularında aşırı tartışmacı olmayın. Onunla biraz daha fazla süre geçirin. Ancak bunlara karşın değişim yoksa mutlaka eşinizle-sevgilinizle bir psikiyatrist ya da psikologdan beraberce yardım almalısınız. Kıskanma ülkemizde önemli bir sorundur. Ülkemizdeki bir bilimsel araştırmada; eşe uygulanan şiddetin yüzde70’i kıskançlık sebebiyle olduğu ortaya konmuştur.

Eşler arası aşırı kıskançlığın nedenleri:
• Ferdin kendine güven sorunu.
• Aşağılanma.
• Bazı kişilik özellikleri.
• Değersiz hissetme.
• Başkaları ile karşılaştırılma.
• Eşin şüphelendiren davranışları.
• Karşı tarafın sevgisini ifade etmede eksiklikleri.
• Terk edilme ile ilgili aşırı korkular.
• Karşısındaki ile kendisini devamlı karşılaştırma.
• Başka insanları tehdit olarak algılama.
• Şizofreni benzer biçimde bazı muhakeme bozukluğuna neden olan hastalıklar.
• Aşırı alkol alma.
• Uyuşturucu madde kullanma.

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.