• 0 533 656 96 80

FİRMA KATEGORİLERİ

HABER DETAYI

16 Eylül 2019 17:35

Mantolama Uygulamalarında EPS Kullanımı, Ülkemizde Birinci Sırada

Mantolama Uygulamalarında EPS Kullanımı, Ülkemizde Birinci Sırada

Binaların ısı yalıtımında ve özellikle dış cephe sistemlerinde EPS levha kullanımı, ekonomik ve yüksek bir ısı yalıtım performansı sağlıyor. EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş, EPS’nin çok hafif olması, hızlı imalatı, rahat şekil verilebilir ve işlenebilir olması sebebiyle sektörde tercih edilen bir yalıtım malzemesi bulunduğunu ifade ediyor. Yalıtım mevzusunda eğitim seviyesini çoğaltmak ve bilinç uyandırmak amacıyla EPSDER Akademi bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin önemine de dikkat çeken Ateş, “Eğitimler kapsamında bu yıl, geleneksel zemin ıslahı yöntemlerine alternatif olarak kullanılan Geofoam ürününün, inşaat maliyetlerini ve süresini azaltmak noktasında iyi mi bir işleve haiz olduğu da anlatılacak” diyor.

Yaz aylarını geride bıraktığımız bu günlerde enerji verimliği mevzusu en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Peki, ısı yalıtımında ekonomik ve çevreci olan EPS için neler söylemek istersiniz? EPS yalıtım malzemelerini öteki ısı yalıtım malzemelerinden farklı kılan etkenler nedir? Yalıtımda EPS neden tercih edilmeli?

Binaların ısı yalıtımında ve özellikle de dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde EPS ısı yalıtım levha kullanımı, yüksek ısı yalıtım performansını ekonomik olarak sağlar. Isı yalıtımındaki uygulama kolaylığı, ithal girdisinin ve üretiminde kullanılan enerji miktarının çok düşük olması önemli avantajlarındandır. Üretimi ve uygulanması esnasında çaşama için zararlı bir unsur içermez. Uygulamada ve kullanım ömrü sonunda oluşabilecek EPS atıkları, tamamen geri dönüştürülebilir olduğundan çaşama dostu bir malzemedir. Üretim ve uygulamasında diğer bazı muadil ısı yalıtım malzemelerinden farklı olarak işçi sağlığı açısından risk oluşturmaz. Çok hafifçe olması, hızlı imalat, basit şekil verilebilir ve işlenebilir olması şeklinde nedenler tercih edilme sebeplerindendir.

Mantolama uygulamalarında, EPS kullanımı tıpkı Avrupa da olduğu şeklinde ülkemizde de 1. Sırada. Bundan sonraki süreçte de bu pazar liderliğini korumayı hedefliyoruz. Diğer ısı yalıtım levhalarına kıyasla, EPS, düşük ısıl iletkenlik değeri sebebiyle çok yüksek ısı yalıtım özelliğine sahip. Özellikle yapı sektöründeki kullanım alanlarını özetlersek; binalarda ısı yalıtımı, dişli döşemelerde dolgu malzemesi (asmolen), ve dekoratif araç-gereç (söve, silme, kartonpiyer, kilit taşı v.B.) olarak sıralanabilir. Ayrıca üstün fiziki özellikleri sebebi ile İnşaat sektörünün çok farklı alanlarında kendine yer bulmuş bir malzemedir.

EPS, hafif beton, tuğla ve yalıtımlı hafif sıva uygulamalarında granül halinde agrega olarak, sandwich cephe ve çatı paneli olarak, zeminden ısıtma ve soğutma sistemleri de kullanılır. Bir başka kullanımı, darbe sönümle özelliği sebebi ile deprem bölgelerinde yanal sismik kuvvetlere karşı bodrum yahut temel duvarlarında da kullanımıdır.

Ülkemizde de artık tüm dünyada olduğu gibi Geofoam olarak adlandırılan EPS’nin kullanım alanları içinde hafifçe dolgu malzemesi olarak ve bina yapımında kalıcı kalıp olarak adlandırılan (ICF Sistemler) sistemler sayılabilir.

EPSDER Akademi hakkında da mevzuşmak isteriz. Kasım ve Aralık 2019’da gerçekleşecek özellikle “Isı Yalıtımı ve Mantolama” ile “Geofoam” ve “Cepheler Açısından Yangın Yönetmeliği” ile “Dişli Döşemeler Açısından Yangın deprem Yönetmeliği” konusu ele alınacak. Bizlere akademi ve akademinin bahsettiğimiz eğitimleri hakkında neler söylemek istersiniz?

EPSDER Akademi, 2018 senesinde EPS sanayi Derneği bünyesinde eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi ve binalarda enerji verimliliği konusunda farkındalığın arttırılması misyonuyla oluşturuldu. Geçtiğimiz yıllarda üniversite, TMMOB Makine Mühendisleri Odası ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası iş birlikleriyle Anadolu’da birçok ilde bu bilincin yerleşebilmesi için seminerler düzenledik. EPSDER Akademi, belirttiğiniz şeklinde 2019 yılında da iki ayrı kentte iki farklı etkinlik düzenleyecek. 19 Kasım 2019 tarihinde Bursa’da, 17 Aralık 2019 tarihinde ise Mersin’de mahalli otoriterler ile “Binalarda Enerji Verimliliği” bilincini paydaşlara aşılamaya çaba edeceğiz. Binalarda enerji verimliliği, ısı yalıtımı, ısı yalıtımı malzemeleri, ürün ve sistem standartları, ısı yalıtımı ile ilgili mevzuat ve yönetmelikleri hakkında güncel tüm mevzuları kapsayacak etkinlikler, bununla birlikte EPSDER Danışmanı olan Kırıkkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Sn. İbrahim UZUN ve EPSDER Genel Sekreteri Murat Kenet tarafından gerçekleştirilecek sunumları kapsayacak. Etkinliklerimiz için, içlerinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü, belediye başkanlığı, itfaiye müdürlüğü, belediye bayındır ve şehircilik müdürlüğü, belediye yapı kontrol müdürlüğü, inşaat mühendisleri odası, makine mühendisleri odası, mimarlar odası, üniversiteler, seminerin yapılacağı il ve çaşama illerde etkinlik gösteren ilgili sanayiciler, uygulamacılar, mimarlar, mühendisler, müteahhitler gibi paydaşların da yer alacağı bir zümreye davette bulunuyoruz.

Karayollarında, özellikle yumuşak zeminlerde karşılaşılan oturma kaynaklı deformasyonları önlemek için yapılan geleneksel zemin iyileştirme metodlarına alternatif olarak bu zeminlerde EPS’in hafifçe dolgu malzemesi olarak kullanılması (Geofoam) ile ilgili bilgi verir misiniz?

Sorunuzu yanıtlamadan önce okurlarımıza öncelikle Geofoam’un ne olduğundan birazcık anlatmak isterim. Bilinmiş olduğu şeklinde, EPS (Genleştirilmis Polistren) petrolden elde edilen, köpük halinde, termoplastik, kapalı gözenekli, ısı yalıtım kıymeti çok yüksek ve tipik olarak beyaz renkli bir malzemedir. Kapalı hücre yapısı yardımıyla hafifçe, rijit ve bünyesine su alması çok azdır. EPS’in bünyesinde 1 m³ içinde ortalama 3–6 milyar küçücük kapalı gözenekli hücreler içinde durgun hava hapsolmuş vaziyettedir. Malzemenin %98’i hareketsiz ve kuru havadır. EPS, bu hafifliği yardımıyla, İnşaat Mühendisliği ve Geoteknik Mühendisliği uygulamalarında kullanılan geleneksel dolgu malzemelerinin ortalama olarak %1 ağırlığındadır. İşte bu özelliği sebebiyle EPS’nin hafifçe dolgu malzemesi olarak, İnşaat Mühendisliği ve Geoteknik Mühendisliği uygulamalarında kullanılması, Geofoam olarak adlandırılır. Aslen, Geofoam kullanımı, taşıma kapasitesi düşük zeminler üzerine yapılacak yapılarda, geleneksel zemin ıslah yöntemlerine (fore kazık, dren, sürşarj, jet grout, taş kolon, derin karıştırma vs.) alternatif bir zemin iyileştirme yöntemidir. Ek olarak Geofoam olarak EPS, taşıma kapasitesi düşük zeminlerde yol bendi inşası, yol şeritleri genişletilmesinde, geri dolgularda, istinat yapıları gerisinde bu yapılara gelen yükleri azaltmak amacıyla, titreşim sönümlemede, menfez benzer biçimde sanat yapıları ve yer altına gömülü isale hattı ile enerji nakil hatları üzerinde bu yapılara gelen yüklerin azaltılması amacıyla, bina temelleri ve istinat yapıları çevresinde bu yapılara gelen deprem etkilerinin azaltılması amacıyla, çevre düzenleme, peyzaj amaçlı topografik yapı oluşturulmasında, kör kalıp olarak ve köprü yol yaklaşım dolgularında, çok ergonomik ve ekonomik olarak kullanılabilir.

Geleneksel zemin ıslahı yöntemlerine alternatif olarak kullanılan Geofoam ile, inşaat maliyetleri düşürülebilmekte ve büyük ölçüde inşaat süresi kısaltılabilmektedir. Geofoam’un yoğunluğu, geleneksel sıkıştırılmış toprak dolgusunun yoğunluğunun yaklaşık %1 (yüzde biri) olduğu için, Geofoam dolgunun zemine uyguladığı düşey yük, sıkıştırılmış toprak dolgulara bakılırsa yaklaşık yüz kat daha azdır. Taşıma kapasitesi düşük zeminlerde, geleneksel yöntemler ile zemin iyileştirilmesi yapılmadan, zemin üzerine geleneksel dolgu malzemeleri konduğunda yaklaşık 2 ton/m² yükleme yapılmakta ve bu da oturmaların devam etmesine yol açmaktadır. Uzun süreli performans kriterlerine bakıldığında, Geofoam yol dolgularında meydana gelen toplam oturmaların, geleneksel dolgularda meydana gelen oturmalara gore çok daha az olması sebebiyle Geofoam’un tercih edilmiş olduğu ve bundan dolayı karayolu bakım ve onarım maliyetlerinin daha azca olduğu gözlenmiştir.

Ülkemizde çoğunlukla karşılaşılan cephe yangınları ile ilgili neler söylemek itersiniz? Cephe yangınlarını, ilgili yönetmelik olan ‘’Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ‘’ açısından değerlendirir misiniz?

Son yıllarda yaşanmış olan ve bina dış cephesinde alevlerin yayıldığı yangınlarla ilgili değerlendirmelerde, bu yangınların, mantolama olarak bilinen ısı yalıtım sistemleri ile ilişkilendirilmesi ile çok büyük yanlışlıklar yapıldığını gözlemledik. Aslında son yaşanmış olan yangınlarda, bina dış cephesinde mantolama sistemi olmadığını ve cephelerde yönetmeliklere aykırı teşkil edilmiş giydirme dış cephe uygulamalarının yapıldığını gördük. Giydirme dış cepheler ile mantolama sistemleri birbirlerinden teknik açıdan, uygulama detayları açısından, kullanılan malzemeler açısından, şu demek oluyor ki tüm yönleriyle tamamen farklı unsurlardır. Bu hatalı mantolama ve giydirme dış cephe karışıklığından dolayı, EPS ısı yalıtım levhaları da dış cephe mantolama sistemlerinde en yaygın kullanılan ısı yalıtım malzemesi olduğu için, hatalı şekilde yaşanan yangınlarla ilişkilendirilmekte ve sektörümüz haksız rekabete uğratılmaktadır.

Mevcut mevzuatımız olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, bina cephelerini; “giydirme cephe” ve “geleneksel cephe” olarak iki ana başlık altında tanımlıyor. Yönetmelikte yer edinen “giydirme cephe” tarifında, dış cephe kaplamalarının kendine ilişkin bir konstrüksiyona (karkas, çelik iskelet) mekanik olarak sabitlendiği ve dış cephe kaplaması (örneğin cam, kompozit ahşap veya metal açık oturum vs.) ile cephe (örneğin taşıyıcı perde duvar yada dolgu duvar) içinde havalandırma boşluğu oluşturmanın mümkün olduğu çözümler ifade ediliyor. 2018 yılı Nisan ayında yaşanan Gaziosmanpaşa taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi yangını ve geçmişte Türkiye (İzmir Otel Yangını 2018, Polat Towers İstanbul Yangını 2012, GOP bölme Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yangını 2018) ve dünyanın farklı coğrafyalarında (Londra Grenfell Tower Yangını 2017) yaşanan yangınlarla ilgili benzer yanlış değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.

Bahsi geçen tüm durumlarda, yangının yaşandığı binalarda mantolama sistemi uygulaması olmadığı ve bina dış cephesinin yönetmeliklere aykırı inşa edilmiş “havalandırma boşluklu giydirme cephe” olduğu görülmektedir. Kaldı ki, havalandırma boşluklu giydirme cepheleri yönetmeliklere uygun şekilde ve tamamen yangın güvenli şekilde teşkil etmek de mümkündür. Ancak yaşanmış olan örneklerde bunun tam tersi bir durum söz konusudur.

Aynı yönetmelikte, “geleneksel cephe” tarifında ise ısı yalıtım levhaları ve üzerinde yer alan tüm sıva katmanlarının arada hava boşluğu oluşturmayacak şekilde direkt dış cephe üzerine uygulandığı, piyasada mantolama olarak malum dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin de dahil olduğu topyekün sistem çözümleri tanımlanmıştır.

Giydirme dış cepheler ile mantolama sistemleri ve arasındaki farklar hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler, yangınlarla ilgili söylemlerinde, sanki bu yangınlara mevzu olan dış cephelerde, mantolama sistemleri uygulanmış izlenimi veren bilimsellik ve teknik gerçeklerden uzak açıklamalarda bulunmaktadır. Bu durum, ne yazık ki enerji verimliliği, ısı yalıtımı sektörlerine ve ülkemiz açısından son derece önemli olan enerji tasarrufu eylemlerine zarar vererek, ülkemizin cari açığının kapanmasına büyük engel teşkil etmektedir.

Son olarak eklemek arzu ettiğiniz bir şey var mı?

Öncelikle, yapılacak ısı yalıtımı uygulamasına uygun olarak yapım edilmiş, Uluslararası Teknik onay’a (CE İşareti) veya Ulusal Teknik onay’a (G İşareti) haiz ürünlerin kullanılmasına dikkate edilmesi gerekir. Ayrıca, ısı yalıtım uygulamasının konusuna hakim ekiplerce yapılması çok önemlidir. Hatta, mantolamada uygulamaları gibi, Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin (MYK) yasal zorunluluk gereği uygulama meydana getirecek kişilerde bulunması ihtiyaç duyulan durumlarda, uygulamayı meydana getirecek kişilerde bu belgesinin olmasına dikkate edilmelidir.

Mantolama benzer biçimde uygulamalarda sadece kullanılan malzemelerin değil; kullanılan tüm malzemelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bitmiş sistemin standartlara uygun, belgeli, Uluslararası Teknik onaylama, yani CE işareti yada Ulusal Teknik onaylama, doğrusu G İşareti taşıması gerekir. Yani, tüm sistem bileşenlerinin performanslarını hem tek başlarına, aynı zamanda bir bütün olarak sistem halinde ilgili mevzuatlara bakılırsa belgelendirilmiş olması şarttır.

Isı yalıtımı uygulamalarında dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan en önemli unsurlardan birisi de kalınlıktır. Malzeme kalınlığı, “TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği‘ne nazaran belirlenmekte ve “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin en önemli unsuru olan, “Enerji Kimlik Belgesi” yazılımı ‘’BEP-TR’’ ile hayata geçirilmiş bulunmaktadır. Buna karşın unutulmamalıdır ki, yönetmelik ve standartlarda bulunan neticelar, asgari uygulanması gereken kalınlıkları ifade etmektedir. Bu asgari kalınlıkların üzerinde yapılacak her ısı yalıtımı, daha fazla tasarruf ve daha çok konfor elde edecektir.

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.